Aradığımız her şey içimizde

Dijital bayramlar

Yorum bırakın

kelebek

Bayramın ilk gününde TV de değişmez bir ritüel vardır. Ünlü , ünsüz herkese sorarlar bayramla ilgili düşüncelerini. Cümleler genellikle ” nerde o eski bayramlar ” diye başlar.Bir burukluk , bir hüzün. Geçmişe duyulan özlem, bugünü beğenmeme. Bu laf adetten olmuş artık.Seviyoruz milletçe dertlenmeyi ya ondan aslında.
“Nerde o eski bayramlar” lafı hükmünü yitirdiği gibi , hepimizi kederlere gark eden “Kent ” bayram şekeri reklamının ( hatırlarsınız dimi?) yayınlandığı dönemdeki etkisini yapması da artık pek mümkün değil.
BAYRAMDAAANNN BAYRAMA
Çocukluğumda her sene bayramda babamın memleketi Afyon Çay’a giderdik. Halalar , amca , büyükbaba , babane , yeğenler senede bir kere bayramda birbirimizi görür , haberdar olurduk. Sonra 90 ‘lı yılların başında rahmetli Özal’ ın bizleri turizmle tanıştırması ve gözümüzü açmasının ardından bayramların tatil programı fırsatına dönüştüğü günler başladı. E tabi o dönem sadece ev telefonu var … ceplerle yeni tanışıyoruz , takoz gibi ilk modeller sadece seçkin bir zümrenin elinde. Anane ve dedeye bayramda gitmeyince, evde olup eş dostu misafir etmeyince o dönemin büyükleri ” nerde o eski bayramlar” demeye başladı. Haklılardı aslında. Anca bayram vesilesiyle görüşüp birbirimizi hatırladığımızı düşünürseniz.
GAZ YAĞI LAMBASINDAN FACEBOOK’A
Şimdi gelelim bugüne. Dünya tarihinin teknolojik olarak en gelişmiş (bildiğimiz kadarıyla!) döneminde yaşıyoruz. İletişim kaynakları muazzam bir noktada ve hızda. Teknolojiyi en yakından takip eden ülkelerin başında tabiki Türkiye geliyor. 30 milyonluk kullanıcıyla internet kullanımında dünyada 11 , facebook’ta ise 2. sıradayız.
Teknolojiye meraklı millet ve telekom piyasasındaki rekabet sağolsun. Holding patronuyla söförünün telefonları aynı. Artık bayramdan bayrama görülen akrabalar, ayda yılda bir haber alınan eş dost devri bitti. Mezun olduktan sonra 15-20 yıl haber almadığın ilk okul arkadaşının artık facebookda akşam yediği yemeğin resmini görüyorsun. Bir de “afiyet olsun ,naber? çocukları öperim ” diyorsun. Günümüzün dede ve ananelerin facebook hesapları bile var. 5 yaşındaki oğlum dedesini görüntülü arıyor. Bu günkü teknoloji sayesinde bırak bayramdan bayrama birilerini görmeyi hatırlamayı, uzak yakın herkesten her gün haber alıyor, onları da kendi yaptıklarımızdan haberdar ediyoruz.10 sene hatta 5 sene önce bile bu kadar değildi. Bundan sonra daha da hızla yaygınlaşacak.
Babam gaz yağı lambasının aydınlattığı evde ders çalışan bir çocuktan, akıllı telefonla torunuyla görüşen bir dedeye upgrade (yükseldi) oldu. Annem facebook hesabından bayram mesajı yayınlıyor. Bir düşünsenize biz torunlarımızla nasıl iletişimde olacağız? Şimdiden hayalini bile kurmak zor.
DEĞİŞİMİ KUCAKLAYIN
Neticede zaman akıyor, dünya değişiyor. Geçmişe takılıp nerde o eski günler demek yerine bugün elimizdeki imkan ve nimetlere şükredip keyfini çıkaralım. Bu imkanlardan sonuna kadar faydalanalım. Bu teknolojiler olmasaydı belki de hayatım boyunca görmeyeceğim lise arkadaşım , facebook’ dan bayramımı kutluyor . Bayram mesajımı “like” eden herkesin bir an bile olsa beni hatırladığını bilmek beni mutlu ediyor. Sevmediğim tek şey şu özlü sözlü , telefon rehberindeki herkese otomatik giden SMS ‘ ler. Yapmayalım , yapanları uyaralım:))
SARILMATİK DOKUNMATİK
Veee son söz. Teknoloji sağolsun ; görüyoruz, konuşuyoruz , duyuyoruz….bilgi resim , video paylaşıyoruz. Tek eksiğimiz var …. Sarılamıyoruz. Her ne olursa olsun dokunmanın sarılmanın yerini hiç bir şey tutmuyor. Bir de o modelleri çıksa bu telefonların. Kimbilir belki de biz torunlarımızla hem görüntülü hem hissetmeli teknolojilerle görüşüyor olacağız. Hissetmeli modeller çıkana kadar her fırsatta sevdiklerimize sarılmaya devam…
MUTLU BAYRAMLAARRRRR…

Yazar: Gülferi Yıldırım

Psikoloji ve Nörobilim Uzmanı İTÜ Elektronik Mühendisliği’nden mezun ve Yeditepe Üniversitesi’nden (MBA) İşletme Yüksek Lisansına sahip olan Gülferi Yıldırım, Üsküdar Üniversitesi’nde Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans programının ardından aynı üniversitede Nörobilim Yüksek Lisansını tamamlamıştır. Geliştirdiği eğitim programı ile insanların mutluluk, düzeylerinin önemli oranda arttırılabileceğini ve beyin aktivitesinde yarattığı değişimi gösteren dünyanın ilk araştırmasını nörobilim tezi olarak yayınlanmıştır. Kurumsal dünyada, 30 yıla yakın süredir kurumsal dönüşüm, strateji, organizasyonel yapılanma, iletişim ve pazarlama konularında danışmanlık ve liderlik yapmaktadır. Her yıl İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Mutlu İnsan ZihinRuhBeden Festivali”nin kurucusudur. Kendini keşfetmek üzere çıktığı yolda Türkiye’den Güney Afrika’ya, ABD’den Peru’ya, Hindistan’dan İngiltere’ye ve Bali’ye pek çok eğitime katılmıştır. Bu eğitimlerden bazıları; Oxford, MIT (Massachusetts Institute of Technology), University of Massachusetts gibi dünyanın saygın üniversitelerinde aldığı mindfulness, meditasyon ve nörobilim temelli eğitimlerdir. Mutlu İnsan Akademisi ve Shiftedminds Eğitim Danışmanlık şirketlerinin kurucusudur. Doğunun binlerce yıllık kadim bilgilerini, batı bilimi ışığında, yaşam deneyimleriyle sentezleyerek oluşturduğu mutluluk, liderlik, rezilyans, mindfulness, duygusal denge, stres, endişe kaygı yönetimi eğitimleriyle insanların içsel motivasyonlarını ve güçlerini artırarak yaşamlarının her alanında hedeflerine ulaşmalarına vesile olmaktadır. Yelken ve snow board başta olmak üzere doğa sporları tutkunu olan Gülferi Yıldırım’ın vaz geçilmezleri arasında seyahat etmek, kitap okumak, müzik dinlemek, şarkı söylemek ve dans etmek vardır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s