Mutlu İnsan

Aradığımız herşey içimizde

Kontratın bitmesine kaç gün kaldı?

Yorum bırakın

image

Hızlı ve öfkeli… dünyadaki en güzel bedenlerden birine sahip olan iyi bir ruh… henüz birkaç ay önce altıncısını izlediğim “hızlı ve öfkeli“ filminin yakışıklı , yetenekli aktörü Paul Walker’ın ölümü beni derinden etkiledi. Sebebi sadece hayranı olduğum birinin çok genç yaşta ansızın ölmesi değil; ölüm şekliyle hayata dair derinde düşündürdüklerinde.

Hepimizin hayalleri var. İdealler, hedefler. Bunlar uğruna harcanan günler, aylar. “Ne çabuk geçmiş zaman” dediğin an fark ettiğin yaşanmış yıllar. Geriye dönüp bir bak , hatırladığın çocukluk zamanından bu yana kaç gündür hayattasın? Binlerce gün yaşadın, güzellikle hatırlanan, hatırlamaya değer kaç gün geliyor aklına?
Toplamın içinde ne kadar az olduğunu fark etmek belki de daha iyi yaşamaya giden yolun ilk adımı. Bugünü öylesine hoyratça harcıyoruz ki, sanki sonsuza kadar yaşayacakmışız gibi. Zihnimiz sürekli geleceğin planlarıyla meşgul, önümüzdeki haftanın, önümüzdeki ayın meseleleriyle şuan sahip olduğumuz güzelliklerin tadına varmayı kaçırıyoruz çoğu zaman. Hayattan keyif almayı hep bir şeylere sahip olmaya bağlıyor , bunlar olduğunda huzura ve mutluluğa ereceğimizi, bir oh diyeceğimizi sanıyoruz.

Bu dünyada belli bir süre için, belli bir rolü oynamak için bulunuyoruz. Yukarıyla kontrat böyle. %100 bildiğimiz tek şey kontratın zamanı geldiğinde sona ereceği. Bilmediğimiz ise bitiş tarihi. Şu ana kadar yaşadıklarından hatıranda kalan güzel anlar az ise ve bundan sonra ne kadar zamanın olduğunu bilmiyorsan yazık değil mi tek bir günü bile ziyan etmeye? Son zamanlarda sıkça kullandığım ve üzerine düşündüğüm bir söz var ;

“ ölümün olduğu yerde ne çok ciddi olabilir ki?”

Ünlü bir oyuncu olmak , dünyada milyonlarca dolar gişe yapan filmlerde oynamak, hızlı ve lüks arabalara binmek, güzel evlerde oturmak ya da parayla alınabilecek her şeye istediğin anda sahip olabilmenin gücü,… kim istemez ki?

Paul bunları çok önceleri hayal etmişti elbette. Hayalleri gerçekleşti. Ama bilinmeyen bir takvim araya girdi ve her şey bitti. Ölüm şekliyle insanlığa ( anlayana) önemli bir mesaj verdiğini düşünüyorum. Sahip olduğu şöhreti ve imkanları ona getiren, lüks bir sürat arabasında kaza geçirip ölmesi, yanarak yok olması. Çok ironik değil mi? İnsanların gelecek hayallerini ve hedeflerini daha da büyüttüğü 40 lı yaşların başında bu dünyayı terk etmesi. Aslında ruhumuz dışında hiçbir şeye sahip olmadığımıza, güzellikle hatırlanan, dünyaya ve insanlara fayda sağlayarak, keyif alınarak yaşanan anlar dışında kalan her şeyin sanal bir gerçeklik olduğuna hatırlatmadır aslında.

2010 yılında doğal felaket yaşayan ülkelere acil yardım götürmek amacıyla kurduğu ROWW (Reach Out World Wide) 3 yıldır dünyadaki tüm afet bölgelerine büyük yardımlar götürmüş. Topladığı yardım ve bağışlarla yüzbinlerce insanın hayatına dokunmuş. Benim gibi, ölümünün ardından haberdar olan bağışçılar sayesinde dünyada zor durumda kalan milyonlarca insana yardım akacak bundan sonra. İyi ruh PAUL Walker aramizdan ayrildi ama onun işaret ettiği bu yardım kurulusu için her şey yeni başlıyor.

Yaşanan her acının içinde kendimizin ve bütünün hayrına bir sebep olduğunu görebilmek, değiştiremeyeceğimiz gerçekleri kabullenmeye, bu kabulleniş de hayatı daha anlamlı yaşamaya vesiledir. Gittiğin yerde sevgi ve ışık içinde ol Paul Walker…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s