Aradığımız her şey içimizde

2017’de yeni bir sen, yeni bir dünya

Yorum bırakın

Her yılın bitişi, sanki bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin başlaması gibidir. Her yıl sonunda oturur düşünürüm: Geçen yıl bu zamanlar hayatım nasıldı? Neler yapıyordum, hayallerim, hedeflerim neydi, hayatımda kimler vardı? Nelerin olmasını arzu ediyor ve ne olması için dua ediyordum? İçinden gerçekleşmiş en ufak şeylere bile şükredip, gerçekleşmeyenlerin içindeki hayrı anlamaya çalışırım.love-earth

 Hayatımız zaman denen 24 saatlik 365 günlük döngülerle sınırlı gibi görünse de, aslında sonsuzluğun içinde tekâmülünü tamamlamaya çalışan ölümsüz ve özü sevgi olan ruhlarız. Yaşadığımız dünyada savaşlar, kavgalar, öfke, nefret ne kadar çok olsa da her geçen zaman sevgiye doğru yol almaktayız. Bunu 14 milyar yıllık evren tarihinin içinde bulunduğumuz 50-60 senelik küçücük bir an içinde görmek çok kolay değil belki; ama insanlık tarihinin geçirdiği zamanların tümüne baktığınızda, sırf eğlence için arenalarda aslanların önüne atılan insanların zamanından, belki de insanlığın geçirdiği en karanlık dönem olan Orta Çağ’da yaşananları göz önüne aldığınızda insanlık onurunu geri kazanmakta ne kadar çok yol aldığımızı görebiliriz.

 

Evet hala bombalar patlıyor, çocuklar ölüyor, açlık, doğa ve insan katliamları sürüyor; ama biz attığımız her adımda sevgiyi seçtikçe, olan her ne kadar canımızı yaksa da onun içinde kalmak yerine gelecek nesillere için elimizden her ne geliyorsa iyilik adına yaptıkça daha güzel günlere yol almaya devam edeceğiz.

 2016 yılını dünyada ve ülkemizde kalplerimizi yakan, şahit oldukça acı çektiğimiz olaylarla yaşadık. Anlamamız gereken şey ise; içimizde ne varsa dışımızda onu yarattığımız. Biz özümüzden olmayan duyguları; korkuyu, nefreti, öfkeyi, kibri kendi içimizden temizledikçe ve olan bitene beddua edip, lanet okumak yerine yaşayan tüm varlıklara saygı ve sevgiyle Allah’ın şifasını diledikçe, aydınlık büyüyecek ve karanlığa karşı galip gelecek.

Sen değişince değişir dünya

2.resim_

Ve dünyayı değiştirmeye önce kendimizden başlayacağız. Bir insan senin beklediğin gibi davrandığında seviyorum deyip de, istediğin gibi davranmadığında nefret etmek yerine onun da kendine göre geçerli sebepleri olabileceğini düşünüp kendimizi kötü duygularla beslemeyeceğiz. İş yerinde öne geçmek için çeşitli oyunlar oynamayacağız, para kazanmak için her ne yapıyorsak bunun neye hizmet ettiğini iyi düşüneceğiz. Attığımız her adımın bütünün hayrına olup olmadığını sorgulayacağız, her insanın içindeki iyiliği görmeye odaklanacağız. Unutmayın kötü, cani, vahşi dediğimiz kişiler de senin, benim gibi masum bir bebekti, ta ki içine doğduğu kültür, din, aile ona gerçeğini unutturup kim olması gerektiğini öğretene kadar.

Kimliğimizi, yani kim olduğumuzu deneyimlerimiz ve hatıralarımız belirliyor. Kötü dediğin kişinin deneyimlerini sen yaşamış olsaydın, hala bugünkü sen mi olacaktın? Bir durup düşünmek lazım… Her şeyin özü; gerçekte ne olduğunun ve ne yaptığının bilinçli şekilde farkında olmak.

2017 için niyetimiz; affetmek, şükretmek, kendimizi ve tüm yaratılmışları sevmek olsun. Dünyanın değişmesini değil, kendimizin değişmesini dilemek olsun. Çünkü ancak biz değiştiğimizde değişecek dünya.

Yazar: Gülferi Yıldırım

Psikoloji ve Nörobilim Uzmanı İTÜ Elektronik Mühendisliği’nden mezun ve Yeditepe Üniversitesi’nden (MBA) İşletme Yüksek Lisansına sahip olan Gülferi Yıldırım, Üsküdar Üniversitesi’nde Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans programının ardından aynı üniversitede Nörobilim Yüksek Lisansını tamamlamıştır. Geliştirdiği eğitim programı ile insanların mutluluk, düzeylerinin önemli oranda arttırılabileceğini ve beyin aktivitesinde yarattığı değişimi gösteren dünyanın ilk araştırmasını nörobilim tezi olarak yayınlanmıştır. Kurumsal dünyada, 30 yıla yakın süredir kurumsal dönüşüm, strateji, organizasyonel yapılanma, iletişim ve pazarlama konularında danışmanlık ve liderlik yapmaktadır. Her yıl İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Mutlu İnsan ZihinRuhBeden Festivali”nin kurucusudur. Kendini keşfetmek üzere çıktığı yolda Türkiye’den Güney Afrika’ya, ABD’den Peru’ya, Hindistan’dan İngiltere’ye ve Bali’ye pek çok eğitime katılmıştır. Bu eğitimlerden bazıları; Oxford, MIT (Massachusetts Institute of Technology), University of Massachusetts gibi dünyanın saygın üniversitelerinde aldığı mindfulness, meditasyon ve nörobilim temelli eğitimlerdir. Mutlu İnsan Akademisi ve Shiftedminds Eğitim Danışmanlık şirketlerinin kurucusudur. Doğunun binlerce yıllık kadim bilgilerini, batı bilimi ışığında, yaşam deneyimleriyle sentezleyerek oluşturduğu mutluluk, liderlik, rezilyans, mindfulness, duygusal denge, stres, endişe kaygı yönetimi eğitimleriyle insanların içsel motivasyonlarını ve güçlerini artırarak yaşamlarının her alanında hedeflerine ulaşmalarına vesile olmaktadır. Yelken ve snow board başta olmak üzere doğa sporları tutkunu olan Gülferi Yıldırım’ın vaz geçilmezleri arasında seyahat etmek, kitap okumak, müzik dinlemek, şarkı söylemek ve dans etmek vardır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s