Aradığımız her şey içimizde


2 Yorum

Duygusal Zeka (EQ) Beynin Neresinde? Geliştirmenin 7 Temel Adımı

Duygusal zeka (EQ: emotional intelligence), son yıllarda insan kaynaklarının, liderlik gruplarının, kurumsal ve kişisel gelişim eğitimlerin ön saflarındaki konu haline geldi. Bunun çok da haklı bir sebebi var; çünkü kanıtlar duygusal zekanın işyeri performansında büyük rol oynadığını gösteriyor. Duygusal zekası yüksek olan kişiler daha iyi performans gösterirken aynı zamanda zihinsel ve fiziksel olarak daha sağlıklılar.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kaos Ortamında Dengede Kalmak, Güçlü Çıkmak

Ansızın hayatlarımızın akışını değiştiren korona virüsü salgını hepimizin pek çok şeyi fark etmesine, özlemesine sebep oldu. Elbet bu günler geçecek önemli olan hem bedenen hem ruhen bu süreci sağlıklı şekilde atlatmak. Bu yazıyla sizlere bu konuda ufak ip uçları vererek destek olabilmeyi ümit ediyorum.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Mutluluk Bilimi:Mutluluk Öğrenilebilir Zihinsel Bir Beceridir.

Mutluluk, insanlık tarihi boyunca hiçbir zaman şimdi olduğu kadar önemli bir sosyo-ekonomik hedef, kültürel bir öncelik ve bilimsel araştırmaların temel odağı haline gelmemiştir. Bugün mutlulukla ilgili olarak psikolojiden nörobilime, sosyolojiden ekonomiye kadar pek çok disiplin araştırmalar yürütmektedir. Artık günümüzde pek çok ülke esas olanın, vatandaşlarının mutluluğu olduğuna inanmaktadır ve gayri safi milli hâsıla (GSMH) gibi gayri safi milli mutluluğu (GSMM) ölçmektedirler. Hatta 2012’den bu yana her yıl Birleşmiş Milletler dünya mutluluk raporu yayınlamakta ve 20 Mart günü “Dünya Mutluluk Günü” olarak kutlanmaktadır.

mutluk bilimi görsel

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kaygı ve Endişe ile Baş Etme Stratejileri ve Meditasyonu

Kendini sık sık felaket senaryoları üretirken buluyor musun? “ Aradım bak dönmedi, acaba başına kötü bir şey mi geldi?, “Patron beni çağırmış, acaba işten mi kovacak?”, “ Çok çalıştım ama ya bu sınavı geçemezsem, hayatım biter”, “ Dövizin haline bak, batacağız galiba”, “ Küresel ısınma var diyorlar, su bitecekmiş, hepimiz öleceğiz.”

Zaman zaman gerçekte başına dayanmış bir silah yokken veya bir uçurumun kenarından atlayacakmış gibi, kalp atışlarını hızlanmış, bedenine ateş basmış, ellerin terlemiş, gergin, huzursuz ve hatta korku içinde hissediyor musun?

anksiyete-1

Okumaya devam et


Yorum bırakın

“GÜZEL BİR DÜNYA İÇİN MUTLU İNSANLARI ÇOĞALTIYORUZ”

“MUTLU İNSAN/ZİHİN, RUH, BEDEN FESTİVALİ”NİN KURUCUSU GÜLFERİ MERAL YILDIRIM, FESTİVALİN DETAYLARINI VE FARKLARINI KLASS’A ANLATTI:

ŞUBAT 2019

Gelecek için daha güzel bir dünya’ bilinciyle yola çıkan Gülferi Meral Yıldırım, bu sene 8-9-10 Mart’ta beşincisini düzenleyecekleri “Mutlu İnsan/Zihin, Ruh, Beden Festivali”nde Kadınlar Günü’ne özel çalışmalarıyla farklı bir konsepte hazırlanıyor. Bu seneki festival ile “Mutlu Kadın, Mutlu Çocuk, Mutlu Dünya” temasını ele alarak anne-çocuk ilişkisinin önemi vurgulamayı hedeflediklerini belirten Gülferi Meral Yıldırım, bu yıl beşincisi düzenlenen “Mutlu İnsan/Zihin, Ruh, Beden Festivali”nin detaylarını ve farklarını Klass’a anlattı.

Röportaj: Erdi Kartal

Fotoğraflar: Uğur Atun

Mekan:Çırağan Palace Kempinski İstanbul

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kendini Seven Kötü Cadı!

“Ayna ayna söyle bana, var mı benden daha güzeli bu dünyada?” diyen kötü kalpli kraliçenin masalıyla büyüyen bir çocuktum ben. Kendini sevmenin, güçlü ve zengin olmanın kibir, bencillik ve kötülükle ilişkilendirildiği, fakir, ezik, güçsüz olmanın erdem olduğunu anlatan, örnekleyen masallarla, Türk filmleriyle büyüdü benim neslim.

Öyle derine işledi ki bu şablonlar, kendimize ve dünyaya dair tüm düşüncelerimizi, inançlarımızı ve dolayısıyla kişiliğimizi ve hayatımızı şekillendirdi.

Toplumda şöyle etrafınıza bir bakın, evlenip aile kuran eşlerin, kendi aileleriyle olan bağımlı ilişkilerinden kurtulamaması evlilikleri ne hale getiriyor? “Ailesi ve elalem ne der”korkusuyla kendi arzu ve ihtiyaçlarını yok sayarak yaşayan insanlar hayatını nasıl heba ediyor. Mutlu olmadığı ilişkileri, işleri sağlığını yok etmek pahasını nasıl sürdürüyor. Hepsinin altında yatan, insanın kendi öz varlığını değerli görmemesi ve hatta kendini sevmenin ve istediklerini yapmanın suçluluk ve utanç kaynağı olduğuna dair derin inançlarıdır aslında. Bu inançlar çok küçük yaşlarda özellikle 0-7 yaş arasında önce ebeveynlerden sonra eğitim sisteminden ve hatta anlatılan masallardan ilmek ilmek işleniyor çocuğun zihnine. Önceleri sevilmek ve değerli hissetmek için kendini anne babasını mutlu etmeye mecbur hisseden çocuk büyüdükçe bu davranış şablonunu patronuna, sevgilisine, eşine hatta arkadaşlarına kadar genişleterek, bir yaşam biçimi haline getiriyor. Hayatını, başkalarının kurbanı olarak yaşadığına kendini ikna edip, tüm bunların kaynağının kendisini sevmemek, kendini başkaları kadar değerli görmemek olduğunu da idrak edemiyor.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yan etkisiz, doğal ve bedava ilaç: Bedenim iyileşiyor meditasyonu

Yaşadığımız dünya özellikle büyük kentlerin temposu, karmaşası, her geçen gün gerek sosyal gerek ekonomik olarak ağırlaşan yaşam koşulları sebebiyle bedenleri ve ruhları hasta ediyor. Yediğimiz, içtiğimiz, soluduğumuz hava dahi ne kadar dikkat edersek edelim doğal ve sağlıklı olmaktan uzakta.

Vücudumuzun hastalıklara karşı savunma ve hücreleri onarma mekanizması doğanın en büyük mucizesi ancak; bu mucize bile maruz kaldığı biyolojik, elektromanyetik ve duygusal stres faktörleri karşısında bir zaman sonra çaresiz kalıyor. Ruhsal veya fiziksel hastalıklar baş gösteriyor. Bilimsel çalışmalar bir gün “bu buna iyi gelir”, “yarın şu şuna iyi gelir” diye dursun, benim önemsediğim kesin bilgi, tüm hastalıkların oluşumunda stresin en önemli rolü oynaması ve meditasyonun da stres yönetiminde kullanılacak en kolay ve etkili yöntem olmasıdır. Okumaya devam et