Aradığımız her şey içimizde


Yorum bırakın

Meditasyonun ardındaki bilim

Gülferi Yıldırım… Sürekli üreten, yaratan, hayallerinin peşinde koşan, olumsuz deneyimlerin üzerinden kısa sürede geçebilen bir kadın. “Mutluluk paylaştıkça çoğalır” diyor ve Google’a “mutlu insan” yazdığınızda ilk sırada onun adı çıkıyor:) İTÜ Elektronik Mühendisliği’nden mezun olan ve uzun yıllardır sağlık sektöründe liderlik ve yöneticilik yapan Gülferi Yıldırım, 40’lı yaşlara geldiğinde ‘Ben niye yaşıyorum’, ‘Ben niye bu dünyadayım’ gibi sorularla kendini sorgulamaya başladığında, yoga ve meditasyonla tanışıyor.

Meditasyonla tanışmanız nasıl oldu?

Hayatın akışı içerisinde bazen öyle bir tempoya ve rutine giriyorsunuz ki, hayatın içinde işin dışında hiçbir şey olmamaya başlıyor ve sizi besleyen ana damarlar da tıkanıyor 40’lı yaşlara geldiğimde ‘Ben niye yaşıyorum?’, ‘Ben niye bu dünyadayım?’ gibi sorularla kendimi sorgulamaya başladığında, yoga ve meditasyonla tanıştım. Üstelik bunlar o zamana kadar uzak ve mesafeli durduğum konulardı. Köken elektronik mühendisliği olunca ağırlıklı matematiksel, analitik beş duyusuyla temas ettiği dışındaki her şeyi yok sayan bir zihin yapısı olan bir insandım. Yoga ve meditasyonla tanıştıktan sonra hayatımın pek çok alanında daha iyi hisseder ve daha çok üretir oldum. Eski zamanda vakit kaybı, ‘boş işler bunlar’ gibi mesafeli ve önyargılı durduğum şeylerin bugün çok sağlam bilimsel temelleri olduğunu gördüm.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Profesyonel Yöneticiden ‘Mutluluk’ Girişimi

Hürriyet Gazetesi’nde İlham Veren Kadınlar köşesinde birçok başarılı kadın girişimcinin ilham veren öykülerini haberleştiren Gazeteci – Yazar Elif Ergu’nun bu haftaki konuğu bendim 🙂 Keyifli röportajda mutluluk girişimimiz ve 16-18 Mart 2018 tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz 4. Mutlu İnsan Zihin Ruh Beden Festivalimiz hakkında konuştuk. Haberi aşağıdan okuyabilirsiniz.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Affetmenin Gücü… Affetme & Serbest Bırakma Meditasyonu”

Tarih 5 Kasım 2003, Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en büyük seri katili Seattle’da 48 kadını öldürmekten yargılanıyor. Gary Ridgway, tanımadığı bu 48 kadını çeşitli işkencelere öldürmekten kendisine yöneltilen suçlamaları ifadesiz bir surat ve soğuk kanlılıkla kabul ediyor. En ufak bir pişmanlık veya üzüntü ifadesi yok, ne sözlerinde ne de görüntüsünde.

Mahkemenin son aşamasında öldürülen kadınların yakınlarına söz hakkı veriliyor. Kurbanların acılı yakınları tek tek kürsüye geliyor ve her biri Gary’e göz yaşlarının yanı sıra büyük bir öfke ve kin duyguları içinde aşağılayıcı, ezici, çok ağır sözler söyleyerek içlerindeki acıyı döküyor. Tüm bunlar karşısında Gary başta olduğu kadar sakin… Konuşan kişilerin gözlerine ifadesiz bir şekilde bakarak, en ufak bir pişmanlık veya rahatsızlık belirtisi vermeden dinliyor.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Mutlu olmak ya da olmamak…

İşte bütün mesele bu! Değil aslında… Mesele hayatın akışı içinde her ne olursa olsun dengede kalabilmek. Ve bu sandığınız kadar zor değil.

Uzunca bir süredir #mutluinsan hashtag’i ile yazılar yazıyor, paylaşımlar yapıyorum. Mutluluk, son yıllarda tüm dünyada araştırılan konuların başında geliyor. Çünkü mutluluk, tarihler boyu insanın en önemli odak noktası. Hepimizin hayattan beklentisi mutlu, huzurlu, doyumlu bir ömür sürmek. Geçmiş nesillere göre daha zengin, daha konforlu yaşamamıza rağmen daha mutsuz toplumlar olmamızın sebebi aslında tam da bu mutluluk için biçtiğimiz kriterlerde gizli.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

2017’de yeni bir sen, yeni bir dünya

Her yılın bitişi, sanki bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin başlaması gibidir. Her yıl sonunda oturur düşünürüm: Geçen yıl bu zamanlar hayatım nasıldı? Neler yapıyordum, hayallerim, hedeflerim neydi, hayatımda kimler vardı? Nelerin olmasını arzu ediyor ve ne olması için dua ediyordum? İçinden gerçekleşmiş en ufak şeylere bile şükredip, gerçekleşmeyenlerin içindeki hayrı anlamaya çalışırım.love-earth

Okumaya devam et


1 Yorum

OTOMATİK PİLOTTA YOKSA FARKINDA MISIN?

Bu yazıyı okurken, dikkatinizi ayak tabanlarınıza yöneltin, yere hangi noktalarda dokunuyor? Ayaklarınızın ağırlığı ve yerin gücünü hissedin…. Ayak parmaklarınızda herhangi bir his, uyuşukluk veya sıkışma var mı zihninizle araştırın…

foto-business

Eğer bugüne kadar mindfulness ( fakındalık ) ilgili bir şey duymadıysanız ya da duydunuz ama nedir bilmiyorsanız tebrikler… Az önce kısa bir süre içinde olsa deneyimlediniz.
Dünyada her geçen gün yaygınlaşan, hem tıp alanında hem iş dünyasında liderlerin, sanatçıların, doktorların gündelik yaşamlarına entegre ettikleri mindfulness çalışmasıyla daha doğru kararlar almak, daha iyi odaklanmak, bir yandan performans ve başarımızı arttırırken diğer yandan iç huzur, öz şefkat gibi hayattan doyum ve zevk almamızı sağlayacak şeklide beynimizi eğitmek mümkün.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Aşkın kontrata ihtiyacı var mı?

Düğün fotoğraflarında standart bir kare vardır. Gelin ve damat, nikah memuru, şahitler ayakta. Gelin, nikah cüzdanını en büyük zaferini kazanmış muzaffer bir komutan edasıyla sallamakta. Damat ise yüzünde masum bir gülümsemeyle duruma teslim olmuş şekilde poz vermekte. Bu güne kadar katıldığım veya gördüğüm tüm nikah ve düğünlerin vazgeçilmez karesidir bu. Kadın için güvence, erkek içinse özgürlüğün bitmesidir bu karedeki ifade. Okumaya devam et