Mutlu İnsan

Aradığımız herşey içimizde


Yorum bırakın

2017’de yeni bir sen, yeni bir dünya

Her yılın bitişi, sanki bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin başlaması gibidir. Her yıl sonunda oturur düşünürüm: Geçen yıl bu zamanlar hayatım nasıldı? Neler yapıyordum, hayallerim, hedeflerim neydi, hayatımda kimler vardı? Nelerin olmasını arzu ediyor ve ne olması için dua ediyordum? İçinden gerçekleşmiş en ufak şeylere bile şükredip, gerçekleşmeyenlerin içindeki hayrı anlamaya çalışırım.love-earth

Okumaya devam et

Reklamlar


1 Yorum

OTOMATİK PİLOTTA YOKSA FARKINDA MISIN?

Bu yazıyı okurken, dikkatinizi ayak tabanlarınıza yöneltin, yere hangi noktalarda dokunuyor? Ayaklarınızın ağırlığı ve yerin gücünü hissedin…. Ayak parmaklarınızda herhangi bir his, uyuşukluk veya sıkışma var mı zihninizle araştırın…

foto-business

Eğer bugüne kadar mindfulness ( fakındalık ) ilgili bir şey duymadıysanız ya da duydunuz ama nedir bilmiyorsanız tebrikler… Az önce kısa bir süre içinde olsa deneyimlediniz.
Dünyada her geçen gün yaygınlaşan, hem tıp alanında hem iş dünyasında liderlerin, sanatçıların, doktorların gündelik yaşamlarına entegre ettikleri mindfulness çalışmasıyla daha doğru kararlar almak, daha iyi odaklanmak, bir yandan performans ve başarımızı arttırırken diğer yandan iç huzur, öz şefkat gibi hayattan doyum ve zevk almamızı sağlayacak şeklide beynimizi eğitmek mümkün.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Ben de mutlu olmak istiyorum; ama…

Kim istemez muhteşem, sevgi dolu ilişkiler yaşamayı? Kim istemez yaptığı her işte başarılı olmayı? Kim istemez zengin olmayı? Kim istemez mutlu, doyumlu bir hayat yaşamayı? Kim istemez sağlıklı olmayı? Kim istemez kendini başarılı, değerli ve önemli hissetmeyi?

Herkes ister. Ancak; sende bunların biri, birkaçı veya hiçbiri yoksa ve etrafına baktığında “sana göre” bunların birine, birkaçına ve hatta hepsine sahip insanlar varsa, sence hata nerede?

People-Happy-Couple-Biking-in-the-City-during-Summer-Medium

Okumaya devam et


Yorum bırakın

BAŞARMAMAK İÇİN BAHANEN NEDİR?

Boston’da Perkins körler okuluna yaptığım ziyarette öyle bir hikaye dinledim ki… İyiliği, adanmışlığı ve azmi gördüm. İnsan varlığının gücünün sınırsızlığını bir kez daha hissettim. Yürekten isteyince her şeyin yapılabildiğini; hiçbir şeye bahane bulmaya, şikayet etmeye hakkımız olmadığını tekrar anladım. Masal olsa olur; ama değil. Bu gerçek bir hikaye.

perkins 1

Bir varmış, bir yokmuş… Yıl 1829, Amerika’nın New Hamphshire eyaletinde güzel mi güzel, Laura adında bir kız çocuğu dünyaya gelmiş. Ufak tefek ve biraz da narin olan Laura ‘nın kendisinden büyük iki de kız kardeşi varmış. Laura, iki yaşındayken kardeşleriyle birlikte kızıl hastalığına yakalanmış. Yüksek ateşle seyreden hastalık; anne, baba ve doktorların tüm çabalarına rağmen 2 büyük kız kardeşi öldürürken, Laura kurtulmayı başarmış. Ancak hastalık, Laura’da oldukça büyük bir hasar bırakmış. Laura henüz iki yaşındayken hem kör hem sağır olduğu gibi, koku ve tat alma duyularını da yitirmiş. Dokunma dışında dünyayla iletişim kurabileceği hiçbir duyusu kalmamış. Okumaya devam et


Yorum bırakın

GÖZ MUCİZESİ…

Siz bu cümleyi okuyup bitirene kadar gözünüzde 100 milyar işlem yapıldı!

Gözler beni hep çok etkilemiştir. Sadece mucizevi sayılabilecek biyolojik özellikleriyle değil, aynı zamanda tüm kültürlerde ve medeniyetlerde duyguların, birliğin, adaletin, öngörü, bilgeliğin ve ebediyetin sembolü olarak kullanılmış olması özelliği ile de… Kainatın pek çok noktasında tespit edilen “Eye-Nebula” olarak adlandırılan, aynı gözlerimize benzeyen Nebulaların varlığı benim açımdan, gözlerin şuan ki bilgi ve algımızın ötesinde, varoluşun ve evrenin tüm şifrelerini barındırdıklarının kanıtı adeta. Onlar, vücudumuzda dış dünyaya açık olan ve karşımızdakine baktığımızda ruhunu görebildiğimiz tek pencere . Bu yazıda gözlerin biyolojik olarak sahip olduğu üstünlükleri paylaşırken, gelecek yazılarda mitolojiden, parapsikolojiye, astrolojiden, sanat’a “GÖZ” mucizesini anlatacağım.

eye-nebula Okumaya devam et


2 Yorum

BERABER YÜRÜDÜK BİZ ATEŞ ÜSTÜNDE…bir yol hikayesi 3. bölüm. “the end”

IMG_5749

Sıcaklığı 800 ila 1000 derece olan korların üzeride yürümek… O ilk adımı atmanın nasıl bir his olduğunu hayal edebilir misiniz? Ben hayal bile edemezdim… Ama yaptım. Ateş üstünde yürüdüm:) Hemde değil yanmak, ayağımın altında ısı hissetmeden. “Bir Yol Hikayesi “adıyla paylaştığım, Antony Robbins eğitimi ve Kalifornia yol maceramın 3. ve son bölümüne hoş geldiniz…

Günlerden pazartesi. Perşembe başlayacak 4 günlük Antony Robbins eğitimine gitmek üzere Los Angeles’dan San Jose’ye doğru Kaliforniya yollarındayız. Hepimizin içinde seminerin ilk gecesi ateşte yürüyecek olmanın heyecanı ve merakı var. Okumaya devam et


Yorum bırakın

BİR YOL HİKAYESİ… 1. bölüm

23 Haziran 2014 ; Kralların, devlet başkanlarının, prenseslerin ve sanatçıların yaşam koçluğunu yapan dünyanın en önemli kişisel ve profesyonel dönüşüm koçlarından Antony Robbins’in eğitimine katılmak ve ateşte yürümek üzere Amerika’ya gidiyorum. Türk Hava Yollarının TK 009 sefer sayılı uçağıyla Los Angeles’a uçarken içimde çıktığım yolun heyecanı, elimde ise Metin Hara’nın yeni çıkan YOL kitabı var.  Konu Amerika ve yol uzun olunca elbette eğitimin önüne arkasına konulan birkaç ilave günle birlikte 12 günlük Kalifornia seyahetim başlıyor. Seyahatin tamamı bir yol hikayesi. Bir derviş, bir sipirituel iş adamı, bir hanım küçük kız,  bir sessiz prenses , bir mavi deli, iki Antony yavrusu ve birde ben tabi; hepsinin karması 🙂 Bir eğitime katılmak için istanbul’dan yola çıkan, aslında birbirinin parçası olan ancak ilk defa bu yolda fiziken bir araya gelen ruhların Los Angeles’da başlayıp San Francisco’ya uzanan yol hikayesi… Neşe, bilgi, macera, deneyim ve akışa güven hepsi bu yolda. Okumaya devam et