Mutlu İnsan

Aradığımız herşey içimizde


Yorum bırakın

Mutlu olmak ya da olmamak…

İşte bütün mesele bu! Değil aslında… Mesele hayatın akışı içinde her ne olursa olsun dengede kalabilmek. Ve bu sandığınız kadar zor değil.

Uzunca bir süredir #mutluinsan hashtag’i ile yazılar yazıyor, paylaşımlar yapıyorum. Mutluluk, son yıllarda tüm dünyada araştırılan konuların başında geliyor. Çünkü mutluluk, tarihler boyu insanın en önemli odak noktası. Hepimizin hayattan beklentisi mutlu, huzurlu, doyumlu bir ömür sürmek. Geçmiş nesillere göre daha zengin, daha konforlu yaşamamıza rağmen daha mutsuz toplumlar olmamızın sebebi aslında tam da bu mutluluk için biçtiğimiz kriterlerde gizli.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

2017’de yeni bir sen, yeni bir dünya

Her yılın bitişi, sanki bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin başlaması gibidir. Her yıl sonunda oturur düşünürüm: Geçen yıl bu zamanlar hayatım nasıldı? Neler yapıyordum, hayallerim, hedeflerim neydi, hayatımda kimler vardı? Nelerin olmasını arzu ediyor ve ne olması için dua ediyordum? İçinden gerçekleşmiş en ufak şeylere bile şükredip, gerçekleşmeyenlerin içindeki hayrı anlamaya çalışırım.love-earth

Okumaya devam et


1 Yorum

OTOMATİK PİLOTTA YOKSA FARKINDA MISIN?

Bu yazıyı okurken, dikkatinizi ayak tabanlarınıza yöneltin, yere hangi noktalarda dokunuyor? Ayaklarınızın ağırlığı ve yerin gücünü hissedin…. Ayak parmaklarınızda herhangi bir his, uyuşukluk veya sıkışma var mı zihninizle araştırın…

foto-business

Eğer bugüne kadar mindfulness ( fakındalık ) ilgili bir şey duymadıysanız ya da duydunuz ama nedir bilmiyorsanız tebrikler… Az önce kısa bir süre içinde olsa deneyimlediniz.
Dünyada her geçen gün yaygınlaşan, hem tıp alanında hem iş dünyasında liderlerin, sanatçıların, doktorların gündelik yaşamlarına entegre ettikleri mindfulness çalışmasıyla daha doğru kararlar almak, daha iyi odaklanmak, bir yandan performans ve başarımızı arttırırken diğer yandan iç huzur, öz şefkat gibi hayattan doyum ve zevk almamızı sağlayacak şeklide beynimizi eğitmek mümkün.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Ben de mutlu olmak istiyorum; ama…

Kim istemez muhteşem, sevgi dolu ilişkiler yaşamayı? Kim istemez yaptığı her işte başarılı olmayı? Kim istemez zengin olmayı? Kim istemez mutlu, doyumlu bir hayat yaşamayı? Kim istemez sağlıklı olmayı? Kim istemez kendini başarılı, değerli ve önemli hissetmeyi?

Herkes ister. Ancak; sende bunların biri, birkaçı veya hiçbiri yoksa ve etrafına baktığında “sana göre” bunların birine, birkaçına ve hatta hepsine sahip insanlar varsa, sence hata nerede?

People-Happy-Couple-Biking-in-the-City-during-Summer-Medium

Okumaya devam et


Yorum bırakın

BAŞARMAMAK İÇİN BAHANEN NEDİR?

Boston’da Perkins körler okuluna yaptığım ziyarette öyle bir hikaye dinledim ki… İyiliği, adanmışlığı ve azmi gördüm. İnsan varlığının gücünün sınırsızlığını bir kez daha hissettim. Yürekten isteyince her şeyin yapılabildiğini; hiçbir şeye bahane bulmaya, şikayet etmeye hakkımız olmadığını tekrar anladım. Masal olsa olur; ama değil. Bu gerçek bir hikaye.

perkins 1

Bir varmış, bir yokmuş… Yıl 1829, Amerika’nın New Hamphshire eyaletinde güzel mi güzel, Laura adında bir kız çocuğu dünyaya gelmiş. Ufak tefek ve biraz da narin olan Laura ‘nın kendisinden büyük iki de kız kardeşi varmış. Laura, iki yaşındayken kardeşleriyle birlikte kızıl hastalığına yakalanmış. Yüksek ateşle seyreden hastalık; anne, baba ve doktorların tüm çabalarına rağmen 2 büyük kız kardeşi öldürürken, Laura kurtulmayı başarmış. Ancak hastalık, Laura’da oldukça büyük bir hasar bırakmış. Laura henüz iki yaşındayken hem kör hem sağır olduğu gibi, koku ve tat alma duyularını da yitirmiş. Dokunma dışında dünyayla iletişim kurabileceği hiçbir duyusu kalmamış. Okumaya devam et


Yorum bırakın

GÖZ MUCİZESİ…

Siz bu cümleyi okuyup bitirene kadar gözünüzde 100 milyar işlem yapıldı!

Gözler beni hep çok etkilemiştir. Sadece mucizevi sayılabilecek biyolojik özellikleriyle değil, aynı zamanda tüm kültürlerde ve medeniyetlerde duyguların, birliğin, adaletin, öngörü, bilgeliğin ve ebediyetin sembolü olarak kullanılmış olması özelliği ile de… Kainatın pek çok noktasında tespit edilen “Eye-Nebula” olarak adlandırılan, aynı gözlerimize benzeyen Nebulaların varlığı benim açımdan, gözlerin şuan ki bilgi ve algımızın ötesinde, varoluşun ve evrenin tüm şifrelerini barındırdıklarının kanıtı adeta. Onlar, vücudumuzda dış dünyaya açık olan ve karşımızdakine baktığımızda ruhunu görebildiğimiz tek pencere . Bu yazıda gözlerin biyolojik olarak sahip olduğu üstünlükleri paylaşırken, gelecek yazılarda mitolojiden, parapsikolojiye, astrolojiden, sanat’a “GÖZ” mucizesini anlatacağım.

eye-nebula Okumaya devam et