Aradığımız her şey içimizde


Yorum bırakın

Teotihuacan: İnsanların Tanrılar Haline Geldikleri Yer

İnsanın evrimi ve tekamülü devam ediyor. Sorgulanmadan kabul edilmiş inançlarla, neyi neden yaptığının bilincinde olmayan insan tarih boyu kendinden olmayandan, bilinmezden korkmuş. Çoğunlukla yok etme yolunu seçmiş. Kendinden büyük güçlerin korumasına sığınmak için adaklar yapmış, kurbanlar vermiş. Hatta insanlar kurban olarak verilmiş. Günümüzde de inançlar gereği canlıların kurban edilmesine devam edilse de, farkındalığımız ve bilinç düzeyimiz yükseldikçe bugün en azından (bildiğim kadarıyla) sadece hayvanlar kurban ediliyor. Beslenmek için dahi hayvan kesilmesine karşıt görüşlerin her geçen gün daha yaygın şekilde yankı bulmasını göz önüne alırsak, gelecekte insan canlısı, yaşamsal bir gerekçe olmadığı müddetçe hayvanları kurban etmekten vaz geçecek. Bugün tarihte yer alan insan kurban eden kültürler bize bugün nasıl akıl almaz geliyorsa hayvan kurban etmek de öyle gelecek.

Meksika seyahatim esnasında, görmenin hayalini uzun yıllardır kurduğum Teotihuacan’a yaptığım ziyaret bu yukarıda yazdıklarımı düşünmek için bana alan açtı. Rehberimin anlattıkları ve internetten edindiğim ilave bilgilerle beni hayret içinde bırakan Teotihuacan anılarımı ve notlarımı sizinle paylaşmak istedim.

Teotihuacan Piramitleri
Okumaya devam et


Yorum bırakın

Mutluluk eğitilebilir mi? Hem de 8 haftada!

Hepimiz mutlu olmak isteriz ve mutluluğun ne olduğu ve nasıl elde edilebileceği hakkında her gün sayısız fikirle karşılaşırız. Son yıllarda pozitif psikoloji ve nörobilim alanında yapılan araştırmalar mutluluğun, geliştirebilir zihinsel bir beceri olduğuna dair önemli kanıtlar sunuyor.

Mutluluğun kişiden kişiye değişen pek çok anlamı ve literatürde farklı tanımları olsa da benim en sevdiğim Dr. Martin Seligman’dan. Diyor ki; mutlu insanlar, pozitif duyguları daha sıklıkla yaşayan, derin doyurucu ilişkiler kurabilen, anlamlı bir yaşam sürdüğüne inanan, kendisini başarılı hisseden, tutkuyla bağlanabileceği, yaparken zamanı unutabildiği ve keyif alabildiği meşguliyetleri olan kişilerdir. En sevdiğim çünkü, genel bir anlayış var, mutluluk sanki hep eller havaya modunda yaşamak, istediğin her şeye sahip olmakmış gibi. Oysaki hayat bu…. Acı çekmeyen, hayal kırıklığına uğramayan, kızmayan, üzülmeyen, kayıplar yaşamayan insan var mı dünyada? 

Okumaya devam et


3 Yorum

Duygusal Zeka (EQ) Beynin Neresinde? Geliştirmenin 7 Temel Adımı

Duygusal zeka (EQ: emotional intelligence), son yıllarda insan kaynaklarının, liderlik gruplarının, kurumsal ve kişisel gelişim eğitimlerin ön saflarındaki konu haline geldi. Bunun çok da haklı bir sebebi var; çünkü kanıtlar duygusal zekanın işyeri performansında büyük rol oynadığını gösteriyor. Duygusal zekası yüksek olan kişiler daha iyi performans gösterirken aynı zamanda zihinsel ve fiziksel olarak daha sağlıklılar.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Mutlu olmak ya da olmamak…

İşte bütün mesele bu! Değil aslında… Mesele hayatın akışı içinde her ne olursa olsun dengede kalabilmek. Ve bu sandığınız kadar zor değil.

Uzunca bir süredir #mutluinsan hashtag’i ile yazılar yazıyor, paylaşımlar yapıyorum. Mutluluk, son yıllarda tüm dünyada araştırılan konuların başında geliyor. Çünkü mutluluk, tarihler boyu insanın en önemli odak noktası. Hepimizin hayattan beklentisi mutlu, huzurlu, doyumlu bir ömür sürmek. Geçmiş nesillere göre daha zengin, daha konforlu yaşamamıza rağmen daha mutsuz toplumlar olmamızın sebebi aslında tam da bu mutluluk için biçtiğimiz kriterlerde gizli.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

2017’de yeni bir sen, yeni bir dünya

Her yılın bitişi, sanki bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin başlaması gibidir. Her yıl sonunda oturur düşünürüm: Geçen yıl bu zamanlar hayatım nasıldı? Neler yapıyordum, hayallerim, hedeflerim neydi, hayatımda kimler vardı? Nelerin olmasını arzu ediyor ve ne olması için dua ediyordum? İçinden gerçekleşmiş en ufak şeylere bile şükredip, gerçekleşmeyenlerin içindeki hayrı anlamaya çalışırım.love-earth

Okumaya devam et